FAO/Torero: Enerji fiyatlarında artış devam ettikçe, gıda enflasyonunda yükseliş sürecek

Elif KARACA

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero enerji fiyatlarındaki artış devam ettikçe gıda enflasyonundaki yükselişin süreceğini söyledi. DÜNYA’nın sorularını yanıtlayan Torero, gıda harcamalarının gelirler içinde artan payı göz önüne alındığında, özellikle düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkelerde yüksek gıda fiyatlarının tüketicilerin üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu ve bunun ciddi sonuçları olabileceğini belirtti.

Türkiye’de enflasyon giderek yükselirken, gıda fiyatlarındaki artış manşet enflasyonun da üzerinde. Bu artışın büyük bölümü kurlardaki yükselişten kaynaklanıyor, ancak dünya gıda fiyatlarındaki artışın da bunda önemli bir etkisi var. Torero’ya göre ne yazık ki küresel gıda fiyatlarındaki artışın devam etmesi bekleniyor.

Ukrayna’daki savaşın gıda piyasaları üzerinde hem doğrudan hem dolaylı etkileri olduğunu belirten Torero buğday, mısır ve ayçiçek yağı arzının azalmasını doğrudan etkiler; savaşın doğal gaz, ham petrol, gübre fiyatlarını ve nakliye maliyetlerini artırmasını ise dolaylı etkiler olarak sıralıyor. Torero ayrıca, FAO’nun, fiyat artışlarından en çok etkilenen ülkelerin maliyetlerle başa çıkmasına yardımcı olmak için bir Gıda İthalatı Finansman Imkanı (FIFF) oluşturulmasını önerdiğini ifade etti.

Gıda fiyatlarındaki son artışın ana nedenleri olarak hangi faktörler sıralanabilir?

Küresel gıda fiyatlarındaki artışta etkili olan faktörleri Ukrayna’daki savaş ve uygulanan yaptırımlar, yüksek gübre ve enerji fiyatları, olumsuz hava koşulları ve COVID-19 kaynaklı tedarik zinciri aksaklıklarının güçlü küresel talebe yetişememesi olarak sıralayabiliriz. FAO Gıda Fiyat Endeksi ile izlenen uluslararası gıda fiyatları 2020 yılının ortalarından bu yana artış eğiliminde. Endeks Mart 2022’de büyük ölçüde Ukrayna’daki savaşın etkisiyle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Tüm temel gıda maddelerinin fiyatları arttı. Bitkisel yağlar ve tahıllar fiyat artışlarından en çok etkilenen iki gıda grubu olurken, nisan verilerine göre fiyat artışları bir yıl öncesine göre sırasıyla %47 ve %34 seviyesinde gerçekleşti. Rusya ve Ukrayna bazı temel gıda ürünlerinin başlıca üreticileri ve ihracatçıları konumunda, örneğin dünya buğday ihracatının yaklaşık %30’unu gerçekleştiriyorlar. Savaşın gıda piyasaları üzerinde hem doğrudan hem dolaylı etkileri oldu. Buğday, mısır ve ayçiçek yağı arzının azalması doğruda etkiler olarak karşımıza çıkarken, doğal gaz, ham petrol, gübre fiyatlarını ve nakliye maliyetlerini artırması ise savaşın dolaylı etkileri oldu. Artan gübre ve nakliye maliyetleri, üretici kar marjları üzerinde önemli bir baskı oluşturdu. Bazı ülkeler, iç tüketime yetmeyeceği endişesiyle çeşitli ürünlerde ihracat kısıtlamalarına başvurdu. Bu durum düşük gelirli ve net gıda ithalatçısı ülkeleri zor durumda bıraktı. FAO olarak durumu daha da kötüleştirdiğini düşündüğümüz ihracat kısıtlamalarına şiddetle karşıyız.

Özellikle buğday tarafında görünümü nasıl özetlersiniz?

FAO sıkıntılara ve Ukrayna’daki üretimde beklenen düşüşe rağmen küresel buğday üretiminin 2022’de 782 milyon tona (2021’de 777 MT) çıkmasını bekliyor. Mevcut pazarlama yılı için, piyasalar Ukrayna’daki savaşın şokunu bir şekilde emiyor. Ancak endişe, enerji ve gübre piyasalarındaki gelişmeler ve özellikle yoksul ülkelerde arzla ilgili olarak daha çok önümüzdeki yıla yönelik.

Küresel yüksek enflasyonda gıda enflasyonunun payı nedir? Önümüzdeki dönemde gıda fiyatlarının seyri nasıl olacak?

Gıda enflasyonunun toplam enflasyon içindeki payını ölçmek için kesin tahminler yapılamıyor. Düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkelerde gıdanın tüketim sepetindeki payı %40-50 civarında iken, yüksek gelirli ülkelerde çok daha küçüktür. Dolayısıyla, şu anda yükselen dünya gıda fiyatlarının, gelişmekte olan ülkelerdeki enflasyon üzerinde büyük bir etkisi olması beklenebilir. Yüksek gelirli ekonomilerde enflasyonun büyük bir kısmını enerji ve diğer faktörler yönlendirmektedir. Tahıllar, et ve süt ürünlerinde sıkıntıların devam etmesi muhtemel ve bu durum küresel gıda fiyatları üzerinde birkaç ay daha baskı oluşturabilir. Sonrasında, gelişmekte olan ekonomilerdeki düşük büyüme beklentileri nedeniyle satın alma gücü zayıflayacağından gıdaya yönelik küresel ithalat talebi azalabilir ve küresel gıda fiyatları üzerindeki baskı hafifleyebilir.

Enerji fiyatlarındaki artış gıda enflasyonunu nasıl etkileyecek?

Artan enerji fiyatları, küresel gıda üretimi için en büyük endişe kaynağı. Yüksek gübre fiyatları üretim maliyetlerini artırırken, gübre kullanımı açısından caydırıcı olup düşük verimi beraberinde getiriyor. Daha düşük yerli üretim ise, ülkenin ithalat talebinde artışa yol açıyor. Ekonomik durgunluk nedeniyle pek çok ülke şimdiden ağır borç yükü ve döviz krizleriyle karşı karşıya. Enerji fiyatları yükseliş devam ettiği sürece gıda enflasyonunun da artmaya devam edeceğini söyleyebiliriz.

Yüksek gıda fiyatlarının küresel ekonomi üzerinde ne gibi etkileri olacak?

Gıda harcamalarının gelirler içindeki yüksek payı göz önüne alındığında, özellikle düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkelerde gıda fiyatlarının yüksek oluşu tüketici üzerinde ağır bir yük oluşturuyor. Tüketiciler bu duruma genellikle tükettikleri gıdanın miktarını ve kalitesini azaltarak tepki verdiğinden, bunun gıda güvenliği ve beslenme açısından ciddi sonuçları olabilir. FAO yüksek gıda fiyatlarıyla mücadele ve durumun küresel bir gıda güvenliği krizine dönüşmesini önlemek için ülkeleri desteklemek konusunda önemli girişimlerde bulunuyor. Örneğin, en çok etkilenen ülkelerin artan gıda ithalatı maliyetleriyle başa çıkmasına yardımcı olmak için bir Gıda İthalatı Finansman İmkanı (FIFF) oluşturulmasını önerdi. Bu, dünyada toplumsal huzursuzlukların yaşanmaması için çok önemli.

Yorum yapın